İş Bankası hesap cüzdan fotokopisi nereden alınır? (Ve neden hâlâ buna ihtiyaç duyuyoruz?) Bankacılık sistemi her geçen gün “dijitalleşiyoruz” diye bağırırken, hâlâ bazı işlemlerde karşımıza çıkan o nostaljik ama bir o kadar da sinir bozucu kavram var: hesap cüzdanı ve onun fotokopisi. Özellikle İş Bankası gibi köklü bir bankada bile bu mesele zaman zaman insanı 2005’e ışınlayabiliyor. İzmir’de yaşayan, 28 yaşında, bankayla işi düşmeden duramayan biri olarak açık konuşayım: Bu “hesap cüzdanı fotokopisi” meselesi bazen gereksiz bir bürokrasi hissi yaratıyor. Dijital dekontlar dururken neden hâlâ fotokopi isteniyor? Gerçekten güvenlik mi, yoksa alışkanlık mı? Bu yazıda hem İş Bankası hesap cüzdan…
Yorum BırakGüzellik ve Neşe Yazılar
Kayseri’de Bir Gün ve Zihnimde Dönen Sessiz Soru Şehrin Soğuğu, İçimdeki Sıcaklık Kayseri’nin sabahları hep serttir. Rüzgâr yüzüne çarpar, sanki geceyle gündüz arasında bir tartışma yaşanmış da sabah buna tanıklık etmek zorundaymışsın gibi. Ben o sabahlardan birinde işe geç kalmıştım. Montumun cebinde buruşturulmuş bir kâğıt vardı, akşamdan kalma bir not: “M67 el bombasının etkili menzili ne kadardır?” Garip bir soru gibi duruyor dışarıdan bakınca. Ama benim için öyle değil. Bazı sorular insanın zihnine kazınır, özellikle de yalnız kaldığında. Yürürken kaldırımlara bakıyorum, insanlar geçiyor, kimse kimsenin içinden geçenleri bilmiyor. O gün içimde tuhaf bir ağırlık vardı. Ne hayal kırıklığıydı tam olarak,…
Yorum BırakTeledünya Türksat mı? Siyaset Bilimi Perspektifi Günlük hayatımızda Teledünya veya Türksat gibi terimler, çoğunlukla teknik veya ekonomik bir bağlamda değerlendirilir. Ancak bir siyaset bilimci perspektifiyle bakıldığında, bu tür sorular güç ilişkileri, kurumsal yapı ve yurttaşlık haklarının tartışılması için önemli bir kapı aralar. Benim yaklaşımım, tek bir akademik kimliğe sabitlenmeden, toplumsal düzen ve iktidar ilişkileri üzerinden olguları yorumlamaktır. Çünkü bir televizyon sağlayıcısının devlete mi yoksa özel sektöre mi bağlı olduğu sorusu, yalnızca teknik bir mesele değil; aynı zamanda ideoloji, demokratik meşruiyet ve yurttaşların bilgiye erişim haklarıyla doğrudan ilgilidir. Teledünya ve Türksat: Kurumsal Çerçeve Kurumsal Kimlik ve İktidar Türksat, devletin sahip olduğu…
Yorum BırakJaponya Şubat Ayında Nasıl? Kışın Sessiz Güzellikleri İstanbul’da ofiste otururken pencereyi açıp soğuğu içeri alıyorum, aklıma Japonya’nın kış manzaraları geliyor. Şubat ayı Japonya için hâlâ kışın en sert zamanlarından biri ama aynı zamanda farklı bir sakinliği de beraberinde getiriyor. “Japonya şubat ayında nasıl?” sorusunu kendime soruyorum; biraz hayal kuruyorum, biraz da meraklanıyorum. Hava Durumu ve İklim: Soğuk ama çekici Şubat ayında Japonya’da hava genel olarak soğuk. Özellikle kuzey bölgeler, yani Hokkaido ve Tohoku, bembeyaz karla kaplı. Düşünsenize, sokaklar adeta bir kartpostal gibi. Ama bu soğuk sadece dışarıyı değil, insanları da etkiliyor; insanlar kalın montlarla dolaşıyor, ellerinde sıcak çaylarla yürüyüş yapıyor.…
Yorum BırakHiroşima Nasıl Bir Yer? Sessizliğin İçinde Yankılanan Bir Şehir Okumaya Değer: Hayat su'yı kim kurdu ? Yine bir Estetikline içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Hiroşima nasıl bir yer”. Hiroşima’ya ilk adımımı attığım anı hâlâ unutamıyorum. Tren istasyonunun kapıları açıldığında yüzüme çarpan hava, Kayseri’nin kuru ve sert rüzgârından çok farklıydı. Burada hava bile daha yumuşak, daha dikkatliydi sanki. İnsan bağırmıyor, şehir bağırmıyor… ama yine de bir şeyler anlatıyordu. Çok şey. Hiroşima nasıl bir yer diye sorulursa, cevabım tek bir cümleye sığmaz. Çünkü bu şehir sadece bir şehir değil; geçmişin ağırlığını taşıyan, geleceğe yine de umutla bakan bir hafıza gibi. Ve bunu…
Yorum BırakKayseri Sokaklarında Bir Gün Daha Fazlası İçin: İranlılar hangi millete aittir ? O sabah güneş Kayseri’nin taş binalarının arasından usulca süzülüyordu. Ben, 25 yaşında, kalemi ve defteri yanımda, sokaklarda yürürken içimde tuhaf bir heyecan ve endişe karışımı hissediyordum. Günlüklerime yazmayı sevdiğim duygular, bugün biraz farklı bir biçimde dışarı taşmak istiyordu. Çünkü öğreneceğim bir şey vardı; İslam’da haklar kaça ayrılır, ve bu bilgi beni sadece zihinsel olarak değil, duygusal olarak da derinden etkileyecekti. Eski Mahalledeki Sohbet O gün, eski mahallemdeki küçük kafeye oturdum. Çayımı yudumlarken, yanı başımda yaşlı bir amca oturuyordu. Gözlerinde yılların verdiği bilgelik vardı. “Evlat,” dedi bana, “insanın hakları…
Yorum Bırakİranlılar Hangi Millete Aittir? Tarih, Dil ve Genetik Üzerinden Anlaşılır Bir Bakış Herkese merhaba! Bugün Estetikline olarak sizlere “İranlılar hangi millete aittir” hakkında rehber niteliğinde bir yazı sunuyoruz. İran denince birçok kişinin aklına ilk olarak Persler geliyor. Kimisi “İranlılar Arap mı?”, kimisi “Türk mü?”, kimisi de “Fars mı?” diye soruyor. Açık konuşmak gerekirse bu soru, dışarıdan göründüğünden çok daha karmaşık. Çünkü İran dediğimiz ülke, tek bir etnik yapıdan oluşmuyor. Anadolu’daki bir mahalle gibi düşünün: aynı sokakta farklı kökenlerden insanlar yaşayabiliyor ama hepsi aynı ülkenin vatandaşı oluyor. İran da biraz böyle. Ben de Eskişehir’de üniversitede çalışan biri olarak öğrencilerden bu soruyu…
Yorum BırakFransa’da Kaç Tane Türk Var? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifi Fransa, tarih boyunca göçmenleriyle ve çok kültürlü yapısıyla bilinen bir ülke. Sokakta yürürken farklı dillerin konuşulduğunu duymak, kafe ve restoranlarda çeşitli mutfaklara rastlamak sıradan bir deneyim. Peki, Fransa’da kaç tane Türk var? Bu sayı sadece demografik bir veri değil; aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet konularına dair bir pencere açıyor. İstanbul’da yaşayan ve bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak gözlemlerim, teorik bilgilerle birleştiğinde, bu sorunun çok katmanlı bir anlam kazandığını gösteriyor. Göç ve Toplumsal Cinsiyet Dinamikleri Fransa’da yaşayan Türk nüfusu yaklaşık olarak 700 bin civarında.…
Yorum BırakCilt Yenilenmesi İyi midir? Küresel ve Yerel Perspektiften Gerçek Hayat Üzerine Bir Bakış Bursa’da yaşayan 26 yaşında biri olarak şunu söyleyebilirim: gün içinde hem iş toplantılarında sunumlara girip hem de akşam eve döndüğümde sosyal medyada “cilt bakımı rutini” videolarına dalmak oldukça sıradan hale geldi. İnsan bir noktadan sonra sadece işine değil, kendi bedenine de daha dikkatli bakmaya başlıyor. Özellikle de konu “Cilt yenilenmesi iyi midir?” gibi hem bilimsel hem de gündelik hayata dokunan bir mesele olunca, ister istemez daha derin düşünüyorsun. Ben de son zamanlarda bunu sık sık sorguluyorum. Çünkü bir yandan cildimizin sürekli yenileniyor olması kulağa harika geliyor, ama…
Yorum BırakEstetikline olarak “Toniton ne demek” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere! Toniton Ne Demek? Hayatımızdaki Yeri ve Anlamı Merhaba! Bugün sana biraz farklı bir konudan bahsedeceğim: Toniton ne demek? Bursa’da yaşıyorum, 26 yaşındayım ve günlük hayatımda hem Türkiye’yi hem dünyayı takip eden bir beyaz yaka çalışanı olarak gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Bazen işten eve dönerken metroda, bazen hafta sonu kafede otururken, bazen de yurtdışında seyahat ederken insan davranışlarını, kültürel farklılıkları merak ediyorum. İşte bu noktada “toniton” kelimesi dikkatimi çekti. Toniton’un Temel Anlamı Toniton, aslında bir iletişim ve ifade biçimini tanımlıyor. İnsanların birbirleriyle konuşurken veya yazışırken…
Yorum Bırak