Din Ölçüsü Nedir? Bir Genç Yetişkinin Gözünden
İzmir’de bir kafe, bahar rüzgarı, arkadaşlar ve bir miktar kahve. Hayat güzel. Ama ya bir soruya cevap vermek zorunda kalsak? Mesela, “Din ölçüsü nedir?” sorusu. Kim sormaz ki bu soruyu, değil mi? Özellikle bir grup genç, akşam çayı ya da akşam yemeği sohbeti sırasında. Neyse, konuyu dağıtmayalım. Buradayız çünkü bu soru, pek de basit değil. Ama ben de her şeyi fazla düşünen, biraz esprili bir tip olarak bu soruyu derinlemesine irdelemeye çalışacağım.
Şimdi, din ölçüsü nedir? Kim ne derse desin, bu soru günümüz dünyasında özellikle gençler arasında bir nebze kafa karıştırıcı olabilir. Fakat rahat olun, cevap veremediğiniz bir soruya düştüğümüzde ilk yapmamız gereken şey “Yahu, din ölçüsünü kim takar?” demek ve biraz kafa karıştırmak.
Şaka bir yana, bu yazıda ciddi ciddi konuşacağız. Din ölçüsü dediğimiz şeyin ne olduğuna bakalım. Hadi başlayalım.
Din Ölçüsü Nedir? Cevaplanması Gereken Bir Sorunun Derinlikleri
Din ölçüsü, basitçe söylersek, bir kişinin dini inanç ve uygulamalarını, ahlaki değerleri ve vicdanını ne kadar doğru ve uygun bir şekilde hayata geçirdiğini gösteren bir kavram. Ama bunu söylerken, insanın içindeki “Aman, şimdi bu bana ne dedi?” düşüncesini geçirmesi normal. Çünkü şöyle de bir gerçek var: Din, kişisel bir şey. Yani herkesin din anlayışı, algısı ve bununla ne yaptığı tamamen farklı olabilir.
“Din ölçüsü nedir?” sorusunu sormak, aslında toplumsal bir sorumluluğu yerine getirmeye çalışma çabasıyla da ilişkilendirilebilir. Bizim toplumumuzda, çok kez birinin dinine veya inançlarına dair ölçü koymaya çalışırız. Hani ne demişler, “Benim inancım doğru, seninki yanlıştır”. Bunu biraz yumuşatarak, iç sesimi de dahil ederek biraz açalım:
—
İç Ses:
“Aman Allah’ım, şimdi ben bu yazıyı yazarken, herkesin dinini ölçmeye çalışmak ne kadar doğru? Hani, biraz da mizah olsun, derken kalbimi kıracak bir şey mi söyleyeceğim?”
—
Evet, işte bu iç sesleri de dikkate alarak, dinin ölçüsünü koymak, genelde başkalarının düşüncelerini sorgulamakla birlikte, bazen de kendimizi sorgulamamıza neden olur. Yani, din ölçüsü, aslında bazen kişisel bir sorudur, bazen de sosyal bir tartışma konusudur.
Din Ölçüsü ve Sosyal Normlar
Bunu daha anlaşılır kılmak için günlük hayatımıza bir bakalım. Geçen gün bir arkadaşım vardı, sosyal medyada sürekli dua eden, “Yaşamın ne kadar kutsal olduğunu” anlatan bir paylaşım yapıyordu. Sonra biz bir araya geldik, o kişi aynen şöyle dedi:
“Ya, bugün bir kere bile Allah’a şükretmedim ya, hep başkalarına laf yapıyorum.”
Bu arkadaşımız ne yaptı? Din ölçüsünü sorguladı, değil mi? Yani, birinin dini davranışlarını ölçmek, aslında herkesin kendi içsel dünyasında yaptığı bir şey. O, şükretmediği için kendisini “yetersiz” hissetti. Peki, biz bir insanın din ölçüsünü nasıl belirleyebiliriz? Bu sorunun cevabı da tam olarak burada gizli. Herkesin inancı farklı, herkesin ibadeti, yaptığı ibadetler, dini uygulamalar da farklı.
Şimdi, diyelim ki ben bir gün, “Kardeşim, ben din ölçüsünü yanlış yapıyorum, biraz daha ciddiyetle inançlarımı yaşayacağım” dedim. Neden? Çünkü bu, insanın kendi içsel muhasebesini yaptığı bir yolculuk. Yani, dine dair bir ölçü koymak, bazen kişiye özgü olur.
—
Diyalog:
Arkadaş 1: “O kadar dua ediyorum, dua ediyorum ama hâlâ istediğim olmuyor. Acaba eksik mi bir şey yapıyorum?”
Ben (esprili şekilde): “Evet, herhalde eksik olan dua miktarı! Birkaç tane daha dua ekleyelim, belki olur.”
Arkadaş 2: “Ya da belki dua ederken bir simit almayı unutmuşsundur, senin dualar simitsiz geçmiyor!”
Ben (içimden): “Evet, simitsiz dua eksik gibi geldi bana da…”
—
Her ne kadar esprili bir şekilde yaklaşsak da, aslında bu konuşmalar da dinin ölçüsünü sorgulayan ve samimiyeti anlamaya çalışan diyaloglar. Çünkü bazen dini konular hakkında düşünmek, üzerine sohbetler etmek, gerçekten kendimizi nasıl hissettiğimizi görmek de bir ölçü yapma şekli olabilir.
Din Ölçüsüne İlişkin Kültürel Perspektifler
Dünya genelinde de din, çok farklı şekillerde algılanır. Hani, birine “din ölçüsü nedir?” diye sorsanız, büyük ihtimalle her kültürden, her dinden ve her inançtan farklı cevaplar alırsınız. Mesela, Avrupa’da yaşayan bir arkadaşım, dinin çok daha bireysel ve içsel bir deneyim olduğunu söylüyor. Din ölçüsü, sadece Tanrı ile olan ilişkiyi belirlerken, sosyal normlarla fazla bağ kurmuyorlar. Hani biraz daha “özgürlük” havası var diyebilirim.
Diğer tarafta, örneğin, İslam toplumlarında din ölçüsü genellikle toplumsal sorumlulukları da içine alır. Yani, dua etmek, ibadet etmek değil, aynı zamanda başkalarına yardım etmek, adaletli olmak gibi büyük bir yansıması vardır. Hatta bazen “Yani ben bunu doğru yapıyor muyum?” sorusu, toplumsal beklentilere karşı da bir ölçü koymaya çalışmak anlamına gelir.
—
Diyalog:
Ben (arkadaşım ile): “Ya arkadaş, herkes oruç tutuyor, benim tutmam da gerekmez mi?”
Arkadaş: “Yani, ben de tutuyorum ama ‘Ben oruç tutuyorum’ deyip selfie atmak pek hoş olmuyor bence.”
Ben: “Evet, bence de! O selfie’nin din ölçüsü ile ne ilgisi var acaba? O yüzden o işte simit de olsa oruç tutmak gerek.”
—
Sonuç: Din Ölçüsü Nedir? Kendi Yolculuğunda Bir Sorudur
Din ölçüsü nedir sorusunun cevabı, belki de kendi içsel yolculuğumuza çıkıp soruyu sürekli olarak kendimize sormamızla bulunur. Aslında din, sadece bir ibadet biçimi değildir; aynı zamanda sosyal sorumluluklarımızı yerine getirirken kendimizi bulmamıza yardımcı olacak bir ölçüdür.
O yüzden, din ölçüsü ile ilgili konuşurken, kimseyi yargılamamak ve herkesin yolculuğunu kendine bırakmak en iyisi. Sonuçta, “Din ölçüsü nedir?” sorusunun cevabı, sadece Tanrı ile olan ilişkimizin derinliğiyle değil, aynı zamanda başkalarına gösterdiğimiz sevgi, saygı ve hoşgörü ile de şekillenir.
Ve unutmayın, bazen din ölçüsü sadece bir kişinin ne kadar dua ettiği değil, aslında o duayı ne kadar içten hissettiğidir. O yüzden, simitsiz dua bile yapılabilir.